Siber Uzay ve Amerika’nın Rekabet Gücü

Siber Uzay ve Amerika’nın Rekabet Gücü

Binlerce yıldır ticaret güzergahları, medeniyet ve imparatorluğun temellerini belirliyor. Bugün, İnternet ve geniş bandın yaygınlaşması, sivil toplumun ve yirmi birinci yüzyıl ekonomisinin geleceği açısından asli önem arz ediyor.

Ortak İmza *

Son on yıldan beri İnternet, küresel ticaret ve sosyal ifade kanallarını çarpıcı biçimde genişletti. Apple, Google, Facebook ve Amazon gibi şirketlerin kaydettiği başarı, Amerika’nın dijital teknoloji alanındaki ilerlemesini gösterirken, ülkenin geneli, geniş bant erişimi ve bant genişliği gibi kritik alanlarda diğer ulusların gerisinde kalıyor. Buna ek olarak, gizlilik ve sanal güvenlik meseleleri, hem Amerikan iş dünyasına hem de tüketicilere kayda değer sorunlar yaratıyor. Ancak, hükümet söz konusu sorunları henüz yeterince çözebilmiş değil.

Bu dizi çerçevesinde, dört uzman, Amerika’ya küresel piyasa ekonomisinde sanal rekabet gücünü nasıl daha fazla iyileştirebileceğine dair yollar öneriyor.

Google’ın küresel kamu politikası yöneticisi Betsy Masiello, hükümetlerin sınır-aşırı ticaret yapma arayışındaki yerel iş dünyası üzerindeki kısıtlamaları azaltması gerektiğini söylüyor.

Global Business Network’un yönetim kurulu başkanı Peter Schwartz, Amerika’nın İnternet erişimini tüm vatandaşlarına daha düşük bir maliyet ve dengeyle ulaştırması ve sanal güvenlikte iyileştirmelerde bulunması gerektiğini belirtiyor.

“Niche: Why the Market No Longer Favors the Mainstream” (Niş: Piyasa Niçin Artık Anaakımdan Yana Değil?) adlı kitabın yazarı James Harkin, Amerikan şirketlerinin değişen tüketici davranışlarından yarar sağlamak üzere kendilerine yeni bir konum belirlemeleri gerektiği düşüncesinde.

Kablosuz ağlar ve telekomünikasyon politikası uzmanı Sascha Meinrath, ABD’nin geniş bant altyapısına daha fazla yatırım yapması gerektiği çağrısında bulunuyor ve inovasyonu yönlendirmek üzere, teknoloji bilgisine sahip yeni bir lider sınıfının gerektiğini düşünüyor.

Betsy Masiello, Küresel Kamu Politikası Yöneticisi, Google:

Internet her ne kadar politika yapıcılar tarafından giderek büyüme, istihdam ve fırsat eşitliğinin önemli bir güvencesi olarak görülse de, İnternet ekonomisinin son on yılda yarattığı politika ortamını bir nimet olarak alabiliriz. Ülkeler hastalıklı ekonomileri yeniden canlandırma mücadelesi verirken, ender de olsa web sayesinde güzel haberler alıyoruz. Araştırmalara göre, dünya çapında öncü konumdaki on üç ekonomide, İnternet daha şimdiden GSYİH’nın ortalama %3,4’üne tekabül etmeye başladı.

Dijital ekonomi henüz tam olgunluk düzeyine erişmemiş olsa da, bu bile etkileyici bir rakam. Halihazırda iki milyar kişi “online” konumda. Daha üç milyar kişinin de önümüzdeki on yıl içinde “çevrimiçi” hale gelmesi bekleniyor. Bu etki bile, söz konusu alanın büyümeye ne kadar elverişli olduğunun bir göstergesi. İnternetin bu ilerleme ivmesi ise, toplum olarak statükoyu korumak için teknolojileri bir düzenlemeye tabi tutmamız gerektiğini gösteriyor.

Politika yapıcılar, şu anda bu ivmeyi sürdürme uğraşı içinde; çünkü yeni ekonomiyi yansıtan, güvenilir ekonomik ölçütler bulunmuyor. Bilgi ekonomisini anlamak için halihazırda endüstriyel ölçütler kullanılıyor; ancak bu ölçütler, internetin yarattığı tüketici artı değerini ortaya koyamıyor. McKinsey & Company’nin bulgularına göre, tüketiciler, reklam-desteğiyle gerçekleşen çevrimiçi hizmetlerin yarattığı 100 milyar Euro’luk değerden faydalanıyorlar. Bu, reklam şirketlerin kendi gelirlerinin bile üç katına tekabül ediyor. Ekonomik değerin yaratımını veya istihdam, şirketler ve ekonomik faaliyetleri anlamak için salt gelir ölçümlerine bel bağlamak mümkün değil. Yüz milyon saatlik bir çalışmanın ürünü olan Wikipedia’nın bugünkü GSYİH ölçümlerindeki değeri “Sıfır Dolar” olarak belirtiliyor; ancak kimse, bu hizmetin dünya çapında insanlara yaptığı gerçek değeri sorgulama konusu etmiyor.

İnternet ekonomisinin gelişimini sağlamak için, sınırlar ve toplumlar ötesine bilginin serbest akışını tesis etmemiz gerekiyor. Bugün dünya çapında hükümetler, bilgi akışına erişimi kısıtlamak için kimi adımlar atıyorlar –ancak bu adımlar, sadece bu ülkelerdeki yerel ekonomileri etkiliyor. Küresel internete açık erişimi olan küçük bir şirket, mallarını ve hizmetlerini oldukça düşük bir maliyete ihraç edebiliyor; ve bu durum yirmi yıl önce tasavvur edilemezdi. Böylelikle, bu şirketin mikro çaplı çok-uluslu bir işletmeye dönüşmesi mümkün olabiliyor. Bu yetenek kimi siyasi aktörlerin veya yerleşik ekonomik çıkarların istekleri doğrultusunda kısıtlanır ise, yerel iş çevreleri bu durumdan en çok zarar gören taraf olacaktır. Bu konu, dünya çapında birçok hükümetin aklına gelmezken, mahremiyet ve fikri mülkiyetin korunması gibi alanlarda esnek ve teknolojik gelişimlere bağımlı olmayan düzenlemeler benimsememiz gerekiyor; ancak bu şekilde insanların yerel düzeydeki ekonomik çıkarlarını korumak mümkün olur.


Peter Schwartz, Global Business Network Kurucu Ortak ve Yönetim Kurulu Başkanı; Monitor Group Ortağı:

İnternet, bugün dünyayı dönüştüren en temel güçlerden ikisine imkan sağlıyor:

(1) Bilgi ekonomisinin filizlenmesi, “bulut işlemcilik” ve Wikipedia gibi bilgi kaynakları benzeri üretkenliği güçlendiren hizmetlere erişimi mümkün kılıyor.

(2) Siyasi/sosyal saydamlığın ve bağlantılılığın artması, arama motorları ve sosyal medya gibi hizmetler yoluyla sağlanıyor.

İnternet olmaksızın, izole bilgi adacıklarından oluşan bir dünyada yaşamamız gerekecek; sınırlı bir erişim ve bağlantılılık ortamı söz konusu olacak. Ve burada fiziksel kaynakların denetimi, refahın temelini oluşturur hale gelecek. Yeni bilgi, refah üretimine ve zenginliğe yol açar. Amerika’da San Francisco Körfezi gibi bölgelerde ve Tayvan, Kore, Singapur gibi uluslarda, bu durum tüm açıklığıyla göz önündedir. Yeni bilgi, otomotiv endüstrisi gibi eski endüstrilerin yeniden icat edilmesini sağlar ve web hizmetleri gibi yeni endüstriler yaratır.

Gerek yurttaşların İnternet’e erişim oranı, gerekse mevcut bant genişliği konularında, Amerika birçok ulusun gerisinde kalmış durumda.

Sosyal yaşam ve politika da, İnternet yoluyla bir dönüşüme tabi kalıyor. Yeni bireysel ilişkiler, zaman veya mekana bağlı olmaksızın gelişiyor. Siyasi saydamlık, hükümetlerin gizlilik duvarı ardına gizlenmesini giderek zorlaştırıyor. İnternet, yurttaşların hükümet veri ve hizmetlerine erişimini mümkün kılıyor; vatandaşların hesap verebilirlik taleplerine zemin hazırlıyor. Sosyal medya ve cep telefonu kamerası, tabandan gelen siyasi örgütlenmelerin en sert rejimlere bile meydan okumasını mümkün kılıyor. Kötü muameleleri ve insan hakları ihlallerini gizlemek ise giderek zorlaşıyor.

Peki, Amerika’nın dijital altyapıya yönelik politikası ne olmalı? Ulusal politika uyarınca, tüm Amerikan vatandaşlarının internete erişimi daha düşük maliyetle olmalı ve bu erişim hem genişletilmeli, hem de derinleştirilmeli. Ülke, gerek yurttaşların internete erişim oranları, gerekse mevcut geniş bant miktarı açısından birçok ulusun gerisinde kalmış durumda. Dijital içeriği zenginleştirilmiş ders kitapları gibi uygulamaların ise sağlanması pahalı olup, daha büyük bir erişim ve daha yüksek bir bant genişliğini gerektiriyor. Bulut-temelli iş dünyası hizmetleri ise (örneğin, Salesforce.com), ağ teknolojilerinin (özellikle de mobil iletişimin) sürekli iyileştirilmesine bağlı. Bunun kadar önemli bir diğer unsur ise, açık erişimin, iyileştirilmiş siber güvenlikle dengelenmesi. Uluslararası düzeyde, siyasi sistemleri “hesap verebilir” kılmaya dönük açık standartları sürdürmesi noktasına odaklanılmalı. İnternet, evrensel olarak finansal bir güç kazandı; bu da bilgi-yoğun ekonomiyi mümkün kılarken, yurttaşların da giderek daha fazla güçlenmesini sağlıyor. Washington’un, bu dijital altyapının daha fazla ilerlemesi, derinleşmesi ve erişim alanının büyümesini temin etmesi gerekiyor.

James Harkin, Yazar ve Direktör, Flockwatching:

Apple ve Google gibi markalar aracılığıyla, İnternet, Amerika’nın yumuşak gücünün bir “elçisi” halini aldı; ancak politika yapıcıların şunu kabul etmesi gerekiyor: uzun vadede rekabet gücünü sağlamada internet sadece bir araçtır; yoksa çözüm reçetesi değil. ABD’nin ürün skalası ve bu ürünlerin ayrıcalıklı boyutlarına dair yeniden düşünmesi gerekiyor.

Yeni sosyal medya kuşağı, sosyal parçalanma süreçleriyle birlikte, tüketicilerin ve ilgili kitlenin nasıl “görüldüğünü” değiştiriyor. Toplum bölünmeye devam ettikçe, güç de ana-akım medyadan Facebook, Goggle gibi online ekosistemlere geçtikçe, tüketiciler sevdikleri şeyler etrafında spontane buluşmalar düzenliyorlar. Bu “sürü”lerin çoğu, ulusal sınırları ve lisans anlaşmalarını aşıyor; yükselişleri ve düşüşleri, hem şirketler hem de kurumlar açısından istikrar bozucu bir niteliğe bürünebiliyor. Politika yapıcıların ve üst-düzey yöneticilerin, tüketiciler nezdindeki bu yeni gücü anlamaları gerekiyor. Eğer ilgili kitlelere daha iyi hizmet vermek istiyorlarsa, bu tüketici gücünün daha da artmasına izin vermeliler.

Küresel gizlilik endişelerini hafifletmede Washington’un Amerikan şirketlerini teşvik etmesi lazım. Örneğin, Avrupalılar, gizlilik ve verilerin denetimi söz konusu olduğunda Amerikalı muadillerinden çok daha endişeli bir görüntü sergiliyorlar. Özellikle de, eğer söz konusu veriler, en sonunda ABD’deki sunuculara ulaşacaksa… Politika-yapıcıların, ayrıca, lisans anlaşmalarına yönelik süreci düzenlemesi, online perakendecilerin ürünlerini küresel piyasa ortamında daha kolay satmasını sağlaması gerekiyor.

Web’in bu gelişimi, Amerikan şirketlerine hedef kitleleriyle daha yakın ve taze ilişkiler kurma imkanı sağlıyor. Bir sadakat zinciri kurmak, sadece şirketlerin kendi ilkelerini yaygınlaştırmasına yardım etmekle kalmaz, aynı zamanda daha iyi ürünler geliştirmelerine de yardımcı olur. İnternet’in küresel erişimi ise, şirketlerin bir iletişim sürecini sadece gözlemlemelerine değil, bizzat bu iletişim sürecini yönetmelerine imkan tanır. Böylelikle, hedef kitleleriyle aralarında bir bağ kurmuş olurlar. Bu, tüketici sorumluluğunu ön planda tutan veya hedef kitlesini demografik unsurlara göre belirleyen demode stratejilerden oldukça farklıdır. Buradaki mesele, ürün / hizmet veya söz konusu girişim ile ilişkiye bağlı olarak kendi hedef kitlesini belirlemektir. Tıpkı Obama’nın 2007’deki seçim kampanyasında, kampanyayı yürüten takımın yaptığı gibi. Dolayısıyla, en başından itibaren, hevesli bir kesimin yetiştirilmesi söz konusudur.

Bu veri devrimi geliştikçe, Amerikan politika yapıcıların, kalkınmayı engelleyebilen gizlilik unsurlarını idare etmede tüketicilere yardım eli uzatması gerekiyor. Olgun ekonomilerde, gerektiğinde vergi indirimleri sağlayan ve küresel bir takipçi kitlesine ilham verebilecek türden markalar geliştirmek üzere daha fazla inovasyon teşvikinde bulunmak da gerekiyor.

Sascha Meinrath, Açık Teknoloji Girişimi Direktörü, New America Foundation:

Binlerce yıldır ticaret güzergahları, medeniyet ve imparatorluğun temellerini belirliyor. Bugün, İnternet ve geniş bandın yaygınlaşması, sivil toplumun ve yirmi birinci yüzyıl ekonomisinin geleceği açısından asli önem arz ediyor.

Online kaynaklara erişim ve bu kaynakların etkinliğinin yanı sıra, azalan işlem maliyetleri, artan dayanışma ve gerek bilgi gerekse medya paylaşımının yaygınlaşması sonucunda, üretkenlik ve mali faaliyetler artıyor. Ancak, medeniyet, bilgi çağının yeniden uyanışı sürecine adım atarken, toplumun farklı kesimleri de bu sürecin meyvelerinden yeterince faydalanamıyor.

Bugün, kullanıcı odaklı yenilikçiliği ve internet kullanımını engellemek üzere birçok güçlü çıkar odağı, uzun dönemli küresel rekabet gücümüzün altını oymaya kararlı görünüyor. Politikacıların ve düzenleyicilerin cehaleti, “dijital bölme güç çarpanı” işlevi görüyor ve yetersiz hizmet alan topluluklarda yerel ekonomilere zarar veriyor.

Kilit konumdaki karar alıcılar, tüketicilerin korunması için gereken tedbirleri almak konusunda vargüçleriyle direndiler. Ancak, liderler gerekli zamanlarda eyleme geçmezlerse, başımıza nelerin geleceği konusunda iletişim tarihinde çok fazla sayıda örnek vaka var: daha kötü hizmet, yükselen fiyatlar, inovasyonun durağanlaşması gibi.

Bugünkü temel farklılık ise, dijital bölünmenin yanlış tarafında olanların uğrayacağı zararların üstesinden gelmek, iki kat daha da zor olacak. Ülkeler sadece bir dar geçide sürüklenmekle kalmayacak, aynı zamanda fırsat maliyeti, dışsallıklar ve ağ etkileri gibi nedenlerle toplumun neredeyse her kesiminde bir takım eşitsizlikler baş gösterecek.

Tahminlerimize göre, Amerika’yı dünya çapında lider bir konuma geri döndürmek için, geniş bant altyapısında 430 milyar dolarlık bir yatırım gerekiyor. Eğer bu yatırımı yapmaktan vazgeçilirse, bu kararın, Amerikan ekonomisine trilyon dolarlık bir maliyeti olur.

Kablosuz geniş bant hizmetlerine yönelik rekabetçi bir piyasamız olduğu iddialarında bulunmaya bir son vermeli; yararlı çözümler üretmeliyiz: yapısal ayrım, ortak duruş ve açık erişim gibi… Ama, en önemlisi de, telekomünikasyon ve teknoloji konusunda haberdar bir lider kadrosuna ihtiyacımız var. Hukukçuların, bazen tek bir kelime bile anlamadıkları teknolojiler hakkında kararlar verdiği bir çağa girdik. Zeki bir liderlik olmaz ise, Amerika, telekomünikasyon alanında oldukça geri sıralara düşecek. On yıllık bir süre içinde, Amerika, geniş bant ölçüm alanlarında, küresel lider konumundan uluslararası düzeyde 14 ila 31.sıralara geriledi. Amerika ayak direrken, atı alan Üsküdar’ı geçti. Harekete geçme vakti geldi de geçiyor bile…


* Ortak imza: Betsy Masiello, Küresel Kamu Politikası Yöneticisi /Google, Peter Schwartz, Global Business Network Kurucu Ortak ve Yönetim Kurulu Başkanı; Monitor Group Ortağı, James Harkin, Yazar ve Direktör / Flockwatching, Sascha Meinrath, Açık Teknoloji Girişimi Direktörü, New America Foundation


Kaynak: http://www.cfr.org/health-science-and-technology/cyberspace-us-competitiveness/p26206



Gençlik Merkezimizden KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman’a ziyaret

Gençlik Merkezi Başkanımız Çağrı Batuhan Budak ve yönetim kurulu üyeleri KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Prof. Dr. Tufan Erhürman’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.

Türkiye

Siyonist emperyalizm ve iki manyak…

En gelişmiş silahlar, -maalesef- en eski nefretlerin hizmetindedir.

Dünya

Bir Milletin İstiklal Sesi: Mehmet Emin Resulzade

Türk dünyasının modern tarihine bakıldığında, bazı isimler yalnızca kendi dönemlerinin değil, aynı zamanda milletlerinin kaderinin de sembolü hâline gelir. Bu isimlerden biri hiç şüphesiz Mehmet Emin Resulzade’dir.

Bakü Türkoloji Kurultayı: Ortak Hafızanın ve Dil Birliğinin Yüz Yıllık Çağrısı

Türk dünyasının ilmî, fikrî ve kültürel tarihinde müstesna bir yere sahip olan Bakü Türkoloji Kurultayı, ilk kez 1926 yılında Bakü’de düzenlendi.

Türkiye

Gençlik Merkezimizden KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman’a ziyaret

Siyonist emperyalizm ve iki manyak…

Bir Milletin İstiklal Sesi: Mehmet Emin Resulzade

Bakü Türkoloji Kurultayı: Ortak Hafızanın ve Dil Birliğinin Yüz Yıllık Çağrısı

Genç ASAM

Avrasya Bir Vakfı Cumartesi Sohbetleri'nde Türk Dünyasının Geleceği Masaya Yatırıldı

Âlemin yeni ‘ouroboros’u: ABD…

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Malezya ile atabileceğimiz müşterek adımları değerlendirmeyi sürdüreceğiz

Venezuela: ABD'nin askeri müdahalesinde ölenlerin sayısı 100'e yükseldi

2026’ya iklim krizini önleyemeyeceğimizi kabullenerek mi girdik?

Trump, Venezuela'da kontrolün ABD'de olduğunu ve seçimlerin "doğru zamanda" yapılacağını söyledi

Yemen hükümeti, Hadramevt vilayetinde tamamen kontrol sağlandığını açıkladı

ÇELİKKUBBE'ye bir SİPER Sistemi daha eklendi

İstanbul'da terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonda 110 zanlı yakalandı

Trump'tan Türkiye'nin Gazze'deki Uluslararası İstikrar Gücüne katılımı konusunda değerlendirme

HÜRJET'ten 2,6 milyar avroluk ihracat başarısı

ERSİAD, Bilal Erdoğan'ı Ağırladı…

Yunan Savunma Bakanı Dendias’tan haddini aşan sözler: Ege’yi füzelerle kapatacağız

KIZILELMA'nın tarihi başarısı dünyada yankılandı! 'Başkaları hayal kurarken Türkiye gerçekleştirdi, havadan havaya ölüm zinciri'

Trump Maduro'yu aradı: 'Venezuela'yı terk et' talebi

İçme suyu ve tarımda tasarruf önlemleri kuraklık riskine karşı güçleniyor

Helal telefon olsa alır mıydın?

Duygusal tüketim nesnesi olarak Atatürkçülük

Murat Ülker yapay zekânın atladığı gerçeği yazdı: SHG Airshow 2025

Milletimizin başı sağ olsun

Rahmi Koç bile “Bütün işleri yurt dışına taşımışsın” dedi!

Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi, Pladis ve Godiva YK Başkanı Murat Ülker, Avrasya Bir Vakfı’nda

Avrasya Bir Vakfı, 2025 - 2026 Açılış Konferansı

Avrupa için rol model! Dünya basını yazdı: Türkiye, NATO'nun yükünü omuzluyor

Yunan akademisyenden canlı yayında Türkiye itirafı! 'Atina çıkmaza sürükleniyor, kapı değişti'

Yükleniyor

loading